BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Ana Sayfa / Makaleler / İşçi Sınıfımızın İlk Öncüleri – Önsöz

İşçi Sınıfımızın İlk Öncüleri – Önsöz

Khora1Besim Baysal

Kıbrıs’taki sınıf mücadelesinin 1974’ten çok öncelere dayandığını ve Kıbrıslı Türklerin de tüm Kıbrıs’ta sınıf mücadelesinde yerini aldığını son yıllarda özellikle Sn. Ahmet Cavit An’ın kitaplarından ve çalışmalarından öğreniyoruz. Kıbrıs’ta henüz daha etnik çatışmalar başlamadan; 1920’ler, 1930’lar ve 1940’larda Kıbrıslı Türk işçiler ilk sendikalarda mücadelenin içinde yer aldılar; işçiler, emekçiler, yoksullar isteklerini İngiliz Sömürge Yönetimi’nden bıkmadan usanmadan talep ettiler.

Kıbrıs’ın tüm çalkantılı tarihine, emperyalizmin oyunlarına, milliyetçiliğin kışkırtıcılığına ve 2. Paylaşım Savaşı’na rağmen Kıbrıs işçi sınıfı Kıbrıslı Türk, Kıbrıslı Elen, Kıbrıslı Maronit ve Kıbrıslı Ermeni olsun hep birlikte sendikalarda grev, eylem, bildiri dağıtma gibi tüm demokratik yöntemleri kullanarak mücadelelerini devam ettirdiler.

Bugünkü anlamdaki; devrimci  mücadeleye ve sendikal harekete tarihsel anlamda zemin oluşturan bu insanlarımız onurları ile kavga verdiler son nefeslerine kadar sınıf mücadelesinin içinde yer aldılar. Hem Kıbrıslı Türk kimliği ile varlığını devam ettirirken hem de emekten yana tavır alarak saygı duyulması gereken bir seçim yapan; çok zor bir teorik, pratik  mücadelenin içinde yer alan bu değerli insanlarımızın birçoğu zamanla unutulmuş ve mücadeleleri  tozlu raflara terkedilmiştir. Elinizde tutuğunuz “İşçi Sınıfımızın İlk Öncüleri” kitabında Ahmet Cavit An yıllarca ağızdan ağıza anlatılan ancak isimleri birçok kitapta ve kaynakta da yer almayan mücadelecileri tozlu raflardan hayatımızın gündemine taşıdı.

İngiliz Sömürge Yönetimi’nin ve Kıbrıslı Türk Liderliği’nin sürekli marjinalleştirerek toplumsal yaşamın dışına itmek için uğraş verdiği bu ilk önderlerin birçoğu bugün hayatta değildir. Büyük bir kısmının mücadelesini ve yazılarını ilk kez bu kitabın içeriğinden tanıyacağız. Bugün Kıbrıs’ın kuzeyinde hayata soldan ve emekten yana bakan her yapının temellerinin sağlam bir tarihsel geçmişi olduğunu yeniden öğreneceğiz.  “İşçi Sınıfımızın İlk Öncüleri”nin tarihsel bir önemi de sınıf temelli politikaları geliştirirken ortaya çıkacak zorlukların ne kadar farklı noktalara evrilebileceğini de ortaya koymaktır.

1950’lerden itibaren TMT ve EOKA’nın sendikacılar, solcular ve devrimciler üzerinde başlattığı baskı sindirme ve infaz politikalarından sonra özellikle Kıbrıslı Türkler içindeki birçok ilerici ve önder hayatını kaybetmiş, ülkesini ve topraklarını terketmek zorunda kalmış kalanların da örgütlerden istifası ve emekten yana tüm çalışmaları terketmesi zorunlu bırakılmıştı. Kıbrıslı Türkler uzun zaman, BEY yönetimi dediğimiz “Bayraktarlık-Elçilik-Yönetim” sisteminde tam bir faşizm altında varlığını devam ettirmek zorunda bırakıldılar. ABD’nin istediğini aldığı 1974 sonrasında görece bir demokratik ortamda emekten yana politikaların da görece kabul gördüğü günümüzde geçmişte yaşananların araştırılması ve gündeme taşınması artık tarihsel bir zorunluluktur.

Konunun  bir diğer bir boyutundan bakılırsa; hafızasızlaştırılan, apolitikleştirilen, okumadan ve tartışmadan uzaklaştırılan bir toplumu okuyan, yazan, tartışan bir yapıya evriltmek için her konuda olduğu gibi emek mücadelesinde de araştırmanın, yazmanın ve paylaşmanın; mücadeleye bir arşiv kazandırmanın gerekliliği, para ile ölçülemeyecek kadar önemlidir.

şuna da bir bakın

SIZINTI – Önsöz (Ön Sorular) – Bedia Balses

BİR SIZI KALDI İÇİMDE HİÇ DİNMEYEN YAMA TUTMAYAN ŞİİRİM BİR DE KALBİMİN SIZLADIĞI BU YERDE…. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir