BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Ana Sayfa / Makaleler / Kağıt kitap mı? Elektronik kitap mı?

Kağıt kitap mı? Elektronik kitap mı?

bulent-dizdarliBülent Dizdarlı

Geçtiğimiz cumartesi günü Khora Kitap Evi’nde ilginç bir sohbete katıldım. Aslında elit tartışma grubunun orada bulunmasının ana sebebi çok değerli üstat Sayın Mehmet Kansu’nun “Çıplak Ayakla Yürümek, Çölde…” isimli kitabının tanıtımı ile ilgiliydi. Usta sanatçı kitabını üç bölüme ayırıp seçme şiirlerini, öykülerini ve denemelerini 55. sanat yılı anısına bahse konu kitabında toplamış. Gerçekten Kıbrıs Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri ortaya çıkmış. Başta Sayın Mehmet Kansu’yu olmak üzere emeği geçen herkesi kutlarım.

Bir özel tebrik de Khora Yayınlarına… Çok kısa zamanda gerçek bir “Cesur Yürek” davranışı sergileyip, onlarca eseri bize kazandırdıkları için. Gerçekten de bu ekonomik şartlarda gösterdikleri performans övgüye değer.

Gelelim konumuza. Yani benim kafamda soru işaretleri yaratan tartışma konusuna. Her şey Sayın Mehmet Kansu’nun kitabını tanıtırken, ünlü bilgisayar yazılımcısı Bill Gates’den yaptığı alıntıyı dillendirmesi ile başladı. Gates verdiği bir konferansta “En büyük idealim kitapları kağıttan kurtarıp elektronik ortama taşımaktır. Bu sayede ormanları yok olmaktan kurtaracağım” demiş. Kansu bu sözlere tepkiliydi. Ormanların kağıt yapılmak için değil, başka beşeri açgözlülükleri gidermek için yok edildiğini savundu. Aslında haklıydı da. Ne var ki teknolojinin hızlı yükselişi sonucu, her şeyi bilgisayar ekranından takibe başladığımız da yadsınamaz bir gerçekti.

Orada bulunan diğer bir sanatçı dostumuz, emekli öğretmen Yıltan Taşçı, söz alarak, yıllar önce çalıştığı okulda öğrencilerine bu konuda bir aytışma yaptırdığını söyledi. Taşçı, bu aytışma sırasında elektronik ortamı savunanların, yüzlerce kitabı bir Note Book ile binlerce kilometre uzağa taşıyabileceklerini, bunun inkar edilemeyecek bir kolaylık getirdiğini savunduklarını ifade etti. Hocamızın anısına göre, karşı grup ise kitaba “dokunma hissini” ön plana çıkarmış. Olayı sevgiliye dokunma hissi ile özdeşleştirip aytışmayı kazanmışlar.

Gerçekten de bizim nesil, kitaba dokunmayı, onun kokusunu seviyor. Kitaptan vazgeçmemiz pek mümkün değil. Ne var ki, artık okuma yaşı gelen çocuklara masal kitapları verilmiyor. Zamane çocuklarının karalama boyama kitapları da neredeyse yok. Bu işler artık bilgisayar ekranlarından yapılıyor. Çocuklar kitap kokusundan önce ekran ışıltısı ile tanışıyorlar. Bu da nesiller ilerledikçe kitabı tehdit eden bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.

Her ne kadar yapılan araştırmalar, devamlı bilgisayardan okuma yapanlarda, kitabı kağıttan okuyanlara göre daha fazla göz hastalığı oluştuğu bilimsel olarak kanıtlanmışsa da, teknolojinin ilerleyen yıllarda bu açığını da kapatacağı bir gerçektir. Nitekim bu yönde ciddi çalışmalar yapılmaktadır.

Dünya indinde, gazetelerin elektronik yayınlanmasından sonra, kağıt baskılarının tirajlarının giderek düştüğü yadsınamaz bir gerçektir. Zamanımızda birçok ansiklopedi, bilimsel kitap ve dergiler kağıttan elektronik ortama taşınmış, raflardan kaybolmuştur. Günümüzde aynı akıbet edebi kitapları da tehdit etmektedir.

Peki ne yapılmalıdır? Teknolojiye direnmek mümkün müdür? Anne ve babalar, öğretmenler, çocukları yine eskisi gibi kağıt kitaplara yönlendirerek bu tehdit savuşturulabilir mi? Bunu bilemeyiz ama en azından denenirse kaybolma süreci uzatılır, yok oluşa direnilir. Zaman içinde “kağıttan kitabın” lehine bir mucize gelişmesi beklenilir. Yoksa, elden de başka da bir şey gelmez gibime geliyor.

ANLAYAMADIKLARIM

Yangın helikopteri ne oldu?

VE ŞİİR

Bu hafta Sayın Mehmet Kansu ile başladık onunla devam edelim. “Çıplak Ayakla Dolaşmak, Çölde” adlı kitabından aldığım şiiri ile sizinleyiz.

YARALI SAVAŞCI

Nasıl esti ve rengi

Var mıydı umulmadık o fırtınanın?

Deniz için mahşer

Günü olmalıydı; önce

Tanık olduğu sonra

Unuttuğu

Her dalga köpüklenir

Kayalarda patlayınca,

Başka bir şey olur,

Ve döner yaralı

Bir savaşçı gibi

Yeniden denize

O savaşçının

Marazlı öykülerini dinlemek

İsterdim, çığlıkların

İşitilmediği denizin derinliğinde

Ve

Karışan denize

şuna da bir bakın

SIZINTI – Önsöz (Ön Sorular) – Bedia Balses

BİR SIZI KALDI İÇİMDE HİÇ DİNMEYEN YAMA TUTMAYAN ŞİİRİM BİR DE KALBİMİN SIZLADIĞI BU YERDE…. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir