BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Ana Sayfa / Makaleler / Kelebekler Eksilmesin Başından – Yayınevinin Notu

Kelebekler Eksilmesin Başından – Yayınevinin Notu

Ziya Ormanc¦-o¦şlu-Kelebekler Eksilmesin Ba+ş¦-ndan+Ziya Ormancıoğlu’nun ilk şiir kitabını basmanın heyecanını yaşarken, Khora Yayınları’nın yayınladığı ilk şiir kitabı olmasından dolayı, heyecanımız iki kat artıyor. Ziya Ormancıoğlu ile 2001 yılında o dönemin Avrupa, şimdinin Afrika Gazetesi’nde tanışmıştım. Aradan geçen 10 yılda gerek onun hayatında, gerek memlekette, gerekse de benim hayatımda çok şey değişti. Ziya Ormancıoğlu benim için bazen bir abi, bazen bir dayı, bazen bir arkadaş oldu. Ama her şeyden önce O, benim için şiirini zevkle okuduğum, şiir anlayışıyla, şiirini yaşayışıyla saygı duyduğum bir şairdir.

Peki neden Ziya Ormancıoğlu’nun şiir kitabını yayınlıyoruz? Bu sorunun cevabını iki başlık altında toparlamaya çalışacağım.

 

Gelenek

Ziya Ormancıoğlu ‘yitik kuşak’ diyebileceğimiz bir dönemin önemli şairlerinden biridir. Bu şairlerin bir kısmı bilinmekte, bir kısmı da bilinmemektedir. Süleyman Uluçamgil, Kaya Çanca bilinenler arasındadır. Bu kuşağın şairlerini bulup, onların şiirlerini ortaya çıkarmak, yayınlamak ve bu şiirlerle ilgili denemeler yazmak, biz genç kuşağın

birincil görevlerinden biri olmalıdır. Özellikle Gürgenç Korkmazel’in Taner Baybars, sonrasında da Kaya Çanca ile ilgili yaptığı çalışmalar, bu anlamda önemli çabalardan iki tanesidir. Bu çalışmalar bizim önümüzü aydınlatmakta, yolumuzu açmaktadır. Geleneği bilmek, geleneği toparlayarak onu kurumsallaştırmak, kendi çalışmalarımızı daha ileriye götürüp, edebiyatın ve hayatın meseleleriyle ilgili daha verimli eserler üretmemizi sağlayacaktır. Geleneğin reddi, geleneğin önemsenmemesi devrimci bir tavır değildir. Devrimci edebiyat; geleneği bilerek, onu eleştirerek ve onu aşarak gerçekleşecektir. Bilmediğimiz, sahiplenmediğimiz, üzerinde düşünmediğimiz hiçbir şeyi aşamaz, yeni olanı kuramayız.

Şahsım ve kuşağım adına, Ziya Ormancıoğlu’nun şiirinin bizim geleneğimizi oluşturması, ileriki yıllarda üreteceğimiz metinleri daha sağlam bir zemine yerleştirme kaygısı, bu kitabın basılmasındaki ilk nedendir.

 

Devrimci Edebiyat

Biz devrimciler, yeni dünyayı her alanda kurmaya çalışırken, edebi yatta da üzerimize düşeni yapmalıyız. Ziya Ormancıoğlu Kıbrıslıtürk devrimci edebiyatının önemli şairlerinden biridir. Memleketin aydını iddiasıyla piyasada olan kişiler, devletin güvencesi altında yaşamakta; gerek edebiyat olsun gerek sanatın diğer dalları olsun, yapılan çalışmalar part-time kalmaktadır. Hayatlarımız işten arta kalan zamana sıkışmakta, yazılan şiir memur şiiri olmaktadır. Şairlerimiz devletin garantisine girdikten sonra şiir yazmakta onun verdiği rahatlıkla kitaplar basmaktadır. Hayatlarındaki deneyim eksikliği, şiirlerini bir çıkmaza sürüklemekte ve şairle, şiiri “sahicilikten”, “inandırıcılıktan” uzaklaştırmaktadır.

Ancak Ziya Ormancıoğlu bugüne kadar 21 farklı işte çalışmış, çeşitli ekonomik sorunlar yaşamış ve hala o sıkıntılarla nefes almaya çalışmaktadır. Bu kitabın bu kadar geç çıkmasının nedenlerinden biri de budur. Ormancıoğlu’nun şiiri memur şiiri değil, işçi sınıfının içinden doğan sahici bir şairin, şiiridir. Şiirlerinin her mısrasında halkın acısını, sıkıntılarını ve isyanını görmek mümkündür. Çünkü o bütün bu meselelerin içinde var olmuş, bu meselelerin yakıcılığından sahiciliğini almıştır. Her şeye rağmen, hayatının hiçbir döneminde edebiyattan kopmamış, kendine mazeretler yaratıp, bir şeylerden vazgeçmemiştir. Edebiyat; salonlarda, odalarda, masa başında üretilecek bir uğraş değildir.

Metin, tuvalette de sıkılarak çıkmaz! Edebiyatın sokaklara, açık havaya, yağa, pasa, bulaşık deterjanına ve keçi bokuna ihtiyacı vardır! Çünkü mesele insan, çünkü mesele dünya ve evrendir. Bu da ancak hayatı yaşama azmiyle, meselenin tam ortasında, içinde olarak gerçekleşecektir. Ormancıoğlu kendi sınıfının şairidir. Devrimci edebiyatı kurumsallaştırma ve işçi sınıfının aydınlarını oluşturma kaygısı bu kitabın basılmasındaki ikinci nedendir.

Hatalarımız elbette olacaktır. Hatalarımız, bilgi eksikliklerimiz vardır diye, geride kalmayı düşünmüyoruz. Düşündüğümüzü yaşamaya, yaşadıklarımızı aktarmaya devam edeceğiz. Dizgi hatalarından, düşünsel hatalara ve eksikliklere kadar her türlü eleştiriye açığız. Acemiliğimiz, hayata duyduğumuz tutkudan gelmektedir. Şiir; isyankarların, üstü başı kirli olanların, yolcuların, kitap kurtlarının, açık hava insanlarının ve acemilerin işidir. İnsan esaretten kurtulmalı ki, şiir de özgürleşsin, evrenselleşsin!

 

Khora Kitaplığı

Halil Karapaşaoğlu

Temmuz 011/İpsillat

şuna da bir bakın

SIZINTI – Önsöz (Ön Sorular) – Bedia Balses

BİR SIZI KALDI İÇİMDE HİÇ DİNMEYEN YAMA TUTMAYAN ŞİİRİM BİR DE KALBİMİN SIZLADIĞI BU YERDE…. ...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir